top of page

MÜKERRER KADASTRO 





Tkgm Kadastro Dairesi Başkanlığının 28.04.2025 tarih ve 2025/3 sayılı   Mekerrerlik  genelgesinin 9. Maddesinde ,Tapulama/kadastrodan kaynaklı mükerrerlikler, tapulama ya da kadastro çalışmaları sonucunda veya tapulama/kadastro mahkemesi kararıyla kadastro tespiti kesinleşen taşınmazların geometrilerinde binme bulunmasıdır. Şeklinde tanımlanmıştır
Bu nedenle, mükerrer kadastrodan bahsedebilmenin ilk koşulu; taşınmazlardaki hatanın teknik bir hatadan kaynaklanmıyor olmasıdır. Taşınmazlarda, teknik bir hatadan kaynaklanan hata var ise bu hata, 3402 sayılı Kadastro Kanunun 41 inci madde uygulamasıyla düzeltilebilir. Bunun için taşınmazlardaki ölçü, hesaplama, sınırlandırma ve tersimat (çizim) hatalarından kaynaklanan hata durumu, 3402 sayılı Kanununun 22 nci maddesi kapsamında bir “mükerrerlik” olarak değerlendirilemez. Örneğin yan yana iki parselde sınırlandırma hatası yapılarak A parselinde sınırlandırılmaya tabi tutulmayan yerin yapılan tersimat hatası neticesinde hem A parselinde hem de B parselinde gösterilmiş olması gibi. Bu durum bir mükerrerlik değildir burada yapılan hata 3402 sayılı Kanunun 41. Maddesi gereğince düzeltilebilecek bir hatadır.
Zira, mükerrer kadastroda aynı yer, teknik bir hata olmaksızın kısmen veya tamamen aynı veya farklı kişiler adına birden çok defa tapu kütüğüne tescil edilmektedir. Mükerrer kadastrodan bahsedebilmek için, mükerrerliğin teknik bir hatadan kaynaklanmaması koşulunun yanında diğer bir koşul da, mükerrerliğe konu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının kesinleşmiş olması koşuludur. Kesinleşmeyen kadastro tutanakları, tapuya tescil edilemeyeceğinden bunların bir geçerliliği ve hükmü yoktur. Ancak bu konuda, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12 nci maddesinin son fıkrasındaki herhangi bir nedenle kesinleşmemiş tutanakların tapuya tescil edilmesiyle ilgili hüküm koşulları saklıdır. 
 
Mükerrer kadastroda, kadastro tutanaklarının kesinleşme tarihine değil, tespit tarihine itibar edilmesi gerekir. Yani kısmen veya tamamen birbirine  giren  taşınmazlardan hangisinin kadastro tutanağı düzenleme tarihi eski ise o tapu kaydının ilk kadastro sonucu oluştuğu değerlendirilmeli ve kadastro tutanağı düzenlenme tarihi sonra olan tapu kaydı iptal edilmelidir. 
Yargıtay 1 inci Hukuk Dairesi, E: 2008/2599, K: 2008/5477 sayılı kararında “Kadastro tespitine ilişkin tutanağın tanzim tarihine göre, tarihi daha önce olan kayıtların ilk kadastro olarak kabulü gerekir, tespiti daha sonra yapıldığı halde, kesinleşme tarihi önce olan taşınmazların kayıtlarının ilk kadastro olarak kabulü yerinde değildir.” ve E: 2007/8345, K: 2007/11436 sayılı kararında “……mükerrer kadastroda tespit tarihine değer verilmesi gerektiği kuşkusuzdur…” şeklinde hüküm kurarak mükerrer olarak kadastroya tabi tutulan taşınmazlardan kadastro veya tapulama tespit tarihi sonra olan kaydın iptal edilmesi gerektiğini belirtmiştir. 

Mükerrer kadastro 3402 sayılı Kadastro Kanunun 22. Maddesinde şu şekilde ifade edilmektedir.

Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tâbi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medenî Kanununun 1026 ncı maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edilir.
Ancak;
a) Tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının tekrar düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin sağlanması amacıyla tapulama ve kadastro görmüş yerlerde,
b) Daha önce sadece tapu tahriri yapılan veya 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanuna göre yenileme yapılacak yerler ile 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine tâbi yerlerde, Birinci fıkra hükmü uygulanmaz.

Tkgm Kadastro Dairesi Başkanlığının 28.04.2025 tarih ve 2025/3 sayılı   Mekerrerlik  genelgesinin 1.Maddesinde  Bu genelge, tapulama/kadastro, değişiklik işlemleri, idari yoldan tescil, hükmen tescil, vb. nedenlerle taşınmazların geometrisinde ortaya çıkan mükerrerliklerin tespiti,  sınıflandırılması ve giderilmesinde uygulanacak usul ve esasları kapsar. Dedikten sonra.4/1. maddesinde mükerrerlik şu şekilde tanımlanmıştır.
Mükerrerlik; tapulama/kadastro, değişiklik işlemleri, idari yoldan tescil, hükmen tescil, vb. nedenler ile kadastrosu kesinleşmiş taşınmazların teknik hata düzeltmeleri yapıldıktan sonra  geometrisinde ortaya çıkan binmeli durumu ifade eder.
4/2. Maddesinde ise  Mükerrerlikler; tapulama/kadastrodan kaynaklı ve tapulama/kadastrodan kaynaklı olmayan mükerrerlikler şeklinde sınıflandırılır.
Genelgenin 10. Maddesinde mükerrerlikte hangi taşınmaza öncelik verileceği açıklanmıştır. Madde metni;
(1) Kıdeme itibar ilkesi; tapulama/kadastro tespit tarihi (tapulama/kadastro tutanağının düzenlenme tarihi) esas alınarak doğru temele dayalı kesinleşmiş eski tarihli kadastro tespitine öncelik verilmesini ifade eder.
(2) Tapulama/kadastrodan kaynaklı mükerrerliklerde kıdeme itibar ilkesi geçerlidir.
Tapulama/kadastrodan kaynaklı mükerrerliklerde tapulama/kadastro tespitinin kesinleşme tarihlerinin önceliği kıdem açısından üstünlük kriteri değildir.
(3) Tapulama/kadastro tespitinin senetsizden veya tapu kaydına dayalı olarak yapılmış olup
olmadığına bakılmaksızın ikinci kadastro tüm sonuçlarıyla hükümsüz sayıldığından kadastro tespiti yeni tarihli olan kaydın iptaline yönelik işlem yapılır. demektedir. Mükerrer kadastroda her zaman sonraki kaydın mı iptali gerekir. Genelgenin 11. Maddesi Doğru temele dayanma kuralı  açıklanmıştır. 
 11- (1) Tapulama/kadastrodan kaynaklı mükerrerliklerde, tapulama/kadastro tespit tarihi eski olan kayda değer verilebilmesi için o kaydın geçerli hukuki sebebe veya doğru temele dayanması şarttır. Bu nedenle, ilk önce mükerrer kadastroya konu taşınmazların oluşumu bu genelgenin 8/3 maddesi kapsamında incelenerek doğru temele dayanıp dayanmadığı belirlenir.
(2) Çalışma alanı/birlik genel sınırının, birimin yetki alanının, tapulamada belediye sınırlarının
ihlali gibi kanunlarda sınırları açıkça belirlenen yetkilerin aşımı sonucunda mükerrer kadastroya sebep olunduğu belirlenirse taşınmazın kadastrosunun doğru temele dayanmadığı kabul edilir.
Mükerrer kadastroda  taşınmazlardan hangisinin kadastro tutanağı düzenleme tarihi eski ise o tapu kaydının ilk kadastro olduğu değerlendirilmeli ve o  geçerli sayılmalıdır.. Ancak eski tarihli olan bu kayıtların aynı zamanda geçerli kayıt niteliğinde olmaları da gerekir. Mükerrer kadastroda eski ve geçerli olan (doğru temele dayanan) kayda itibar edilmesi esastır.  
Mükerrer olarak tescil edilen  taşınmazlardan kadastro tutanağı düzenleme tarihi eski olan kayda her zaman itibar edilmeyebilir. Bu kayda itibar edilmesi için bu taşınmazın kanuna ve usule uygun olarak oluşmuş olması ve haklı bir sebebe dayanıyor olması gerekir. Yani birbiri ile çatışan tapulardan, kadastro tutanağının düzenlenme tarihi eski olan kayda, doğru temele dayanması halinde itibar edilir. 

Örneğin, Ahmetli Köyü’nde kadastro yapılırken, çalışma alanı sınırı dışarısında bırakılan bir taşınmaz  sehven kadastroya tabi tutulmuş ve bu taşınmaz Ahmet adına tescil edilmiş ve tescil kesinleşmiş olsun.  Aradan yıllar geçtikten sonra bitişik köy olan Mehmetli Köyünde yapılan   kadastro çalışmaları sırasında aynı yer Mehmet adına kadastroya tabi tutularak Mehmet adına tescil edilmiştir. Yapılan mükerrerliğin tespiti durumunda Mehmetli Köyündeki Mehmet adına tescil edilen parsel sonradan Kadastro yapılmış olmasına rağmen iptal edilmeyerek Ahmetli Köyündeki Ahmet adına tescili olan parselin iptali gerekecektir.. 

Yani kesinleşen kadastro çalışma alanı sınırı dışında kalan taşınmazların kadastroya tabi tutulması  mümkün değildir. kadastro ekibinin çalışma alanı sınırı dışındaki taşınmazlarla ilgili tescile konu işlem yapamayacağı kesindir. Buna rağmen  kadastro ekibinin sehven de olsa yetkisi dışında kalan bir yeri kadastroya tabi tutarak tescil etmesi yolsuzdur. Çünkü çalışma alanı ilanında bu alan içerisindeki taşınmazların kadastrosunun yapılacağı ilan edilmiştir. İlan edilen çalışma alanı sınırı dışında kalan taşınmazların kadastroya tabi tutulması 2. Kadastro sonucunu doğurur. Bir başka bir örnek Mahallede bulunan bir taşınmazın 766 Sayılı Tapulama Kanunu gereğince tapulamasının yapılarak tapuya tescil edilmesinden yıllar sonra aynı yerin 3402 sayılı Kanun uyarınca yeniden kadastroya tabi tutulması durumunda  acaba ilk tapulama mı yoksa sonra yapılan kadastro mu geçerli sayılacaktır.  766 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinde Tapulamaya başlandığı tarihte il ve ilçelerin merkez belediye sınırları dışında kalan gayrimenkullerden tapusuz olanlarım bu kanun hükümlerine göre tapulamak ve tapulu olanların da kayıtlarını bu kanun hükümlerine göre yenilemek suretiyle kadastro plânları tanzim ve tapu sicilleri tesis olunur. hükmündedir. Kanun maddesine göre 766 sayılı yasaya göre ancak köy sınırları içerisinde kalan taşınmazların tapulamasını(Kadastro) yapmak mümkündür.766 sayılı yasanın geçerli olduğu zamanlarda il ve ilçelerin merkez belediye sınırları içerisindeki taşınmazların  Kadastrosu 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu uyarınca yapılmaktaydı. Yukardaki örneklerde de görüleceği üzere Kadastro çalışma alanına rastlayan parsellerdeki mükerrerliklerde daha dikkat ve özen gerekmektedir. Taşınmazların tesbit tarihleri belirlenirken Kadastro veya Tapulamanın Kanuna uygun ve doğru yapılıp yapılmadığının kontrolü gerekir. Her zaman sonradan oluşturulan kaydın iptali gerekmeyebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 712 nci maddesinde öngörülen on yıllık olağan zaman aşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle 2. Kez kadastro yapılması nedeniyle tapu kütüğüne yolsuz olarak tescil edilen kayıt malikinin mülkiyeti kazanmış olabilir mi? Malum Medeni Kanunun 712. Maddesi  Geçerli bir hukukî sebep olmaksızın tapu kütüğüne malik olarak yazılan kişi, taşınmaz üzerindeki zilyetliğini davasız ve aralıksız olarak on yıl süreyle ve iyi niyetle sürdürürse, onun bu yolla kazanmış olduğu mülkiyet hakkına itiraz edilemez. metnini içermektedir. Bunun değerlendirmesini yapacak olan Mahkemedir. Bu konuda  idarenin(TKGM) bir değerlendirme yetkisi bulunmamaktadır.

Tapulama/kadastro tespit tarihleri aynı olan kayıtların mükerrerliği
Madde 12- (1) Mükerrerliğe konu taşınmazların tespit tarihlerinin aynı olması durumunda;
a) Mükerrer kadastrolardan zabıt kaydına dayanan tespit varsa eski tarihli olan zabıt kaydına değer verilir.
b) Mükerrer kadastronun senetsizden aynı tespit maliklerinden geldiği ve birinin tedavül görmediği belirlenirse tedavül görmeyen kaydın iptali yoluna gidilir.
c) Mükerrer kadastronun aynı tarihli zabıt kayıtlarına dayalı olduğu, tapulama/kadastro tespitlerinin senetsizden olmakla birlikte farklı tespit maliklerinden geldiği, her iki kaydın da tedavül gördüğü durumlarda, kıdeme itibar ilkesi uygulanmaz. Kayıtların hangisinin iptal edileceğine yargı mercilerince karar verilir.
Aynı tarihte A ve B köyünde farklı kişiler adlarına tespit gören fakat farklı tarihlerde kesinleşen taşınmazların tespite esas tutanaklarının incelemesinde tescilin dayanağı zabıt kaydına dayanıyor ise eski tarihli zabıt kaydının gittisi olan taşınmaz korunarak diğerinin kaydı iptal edilir, mükerrerliğe kou taşınmazların tespitleri senetsiz ve aynı kişi adına ise tedavül görmeyen kayıt iptal edilir. Mükerrer kadastronun aynı tarihli zabıt kayıtlarına dayalı olduğu, tapulama/kadastro tespitlerinin senetsizden olmakla birlikte farklı tespit maliklerinden geldiği, her iki kaydın da tedavül gördüğü durumlarda, kıdeme itibar ilkesi uygulanmaz. Kayıtların hangisinin iptal edileceğine yargı mercilerince karar verilir.

Mükerrer kadastronun giderilmesi
Madde 14- (1) Kadastro müdürlüğünce, mükerrerlik raporunda kaydı kısmen veya tamamen iptal edilmesi belirtilen taşınmazın malikleri ile ayni ve şahsi hak sahiplerine tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde mahallin asliye hukuk mahkemesinde dava açmadıkları takdirde, mükerrerlik raporunda belirtildiği şekilde işlem yapılacağı yönünde ilgililerine tebligat yapılır. Son tebligat tarihinden itibaren 30 gün içerisinde dava açılmadığı takdirde, kadastro müdürlüğünce düzenlenecek tescil bildirimine göre TMK'nın 1026'ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince işlem yapılmak üzere tapu müdürlüğüne gönderilir. Tapu müdürlüğünce terkin işlemleri gerçekleştirilir. Taşınmazların tapu kütük sayfalarının beyanlar hanesindeki mükerrerlik belirtmeleri terkin edilir.

TAPULAMA/KADASTRODAN KAYNAKLANMAYAN MÜKERRERLİKLER
Madde 15- (1) Mükerrer taşınmazlardan en az birinin tapulama/kadastro dışında başka bir yolla
(hükmen, idari yoldan gibi işlemler ile tescilli olması) tescil edilmiş olması, binmenin tapulama/kadastro çalışması sırasında değil, sonrasında yapılan başka işlemlerle oluşması gerekir.
(2) Mükerrerliğin tapulama/kadastrodan kaynaklanmakla birlikte iptali gereken taşınmaz, parselasyon niteliğinde imar uygulaması veya toplulaştırma gibi kadastro sınırlarını ortadan kaldıran nitelikte değişiklik işlemine uğramış ise tapulama/kadastrodan kaynaklanmayan mükerrerlik usullerine tabidir.
(3) Tapulama/kadastro mahkemesi dışındaki mahkemelerin kararıyla, hükmen tescil işlemleri
sonucu oluşan mükerrerlikler tapulama/kadastrodan kaynaklanmayan mükerrerlik olarak değerlendirilir.

Tapulama/kadastrodan kaynaklanmayan mükerrerliklerin giderilmesine ilişkin kurallar
Madde 16- (1) Tapulama/kadastrodan kaynaklanmayan mükerrerlikler için, 1515 sayılı Kanun
kapsamında işlem yapılır.
(2) Mükerrer taşınmazlar arasında tedavül bulunmaması, kök kayıtlarının aynı olmaması gerekir.
(3) Tapulama/kadastrodan kaynaklanmayan mükerrerliklerin giderilmesinde, kıdeme itibar ilkesi geçerli değildir.
(4) Mükerrerlik komisyonunca, kayıtlar üzerinde yapılacak tetkik ve gerektiğinde muhtar ve ihtiyar heyeti ile mahalli bilirkişilerin beyan ve yer göstermelerine dayalı olarak mülkiyet hakkının hangi tarafa ait olduğu ve hangi taşınmazın kaydının iptali gerektiği konusunda, mükerrerlik raporunda belirtilmek üzere kamu zararı ve rücu sorumluluğu yönünden değerlendirme yapılarak zarar oluşturmayacak veya en az zarara sebep olacak kaydın iptali yönünde görüş bildirilir.

Tapulama/kadastrodan kaynaklanmayan mükerrerliklerin giderilmesinde yapılacak işlemler
- (1) Mükerrer taşınmaz malikleri ile ayni ve şahsi hak sahiplerine, mükerrerliğin
giderilmesi için tebligat yapılır. Mükerrerliğin giderilmesi konusunda aralarında anlaştıkları takdirde düzenlenecek muvafakatnameye göre mükerrerliğin giderileceği, anlaşamamaları halinde 2 ay içinde mahallin asliye hukuk mahkemesinde mükerrer tapu kaydının iptali davası açmaları gerektiği tebligatta belirtilir.
Kadastro müdürlüğünce malik ve diğer hak sahiplerince aralarında anlaştıklarına dair muvafakatname alınması halinde terkin edilecek taşınmazdaki malik ve diğer hak sahiplerinin tescil bildirimine imzaları alınmak suretiyle mükerrerlik giderilir.
(2) Mükerrerliğe konu taşınmazların parselasyon niteliğinde imar uygulaması ya da toplulaştırma gibi kadastro sınırlarını tamamen kaldıracak nitelikteki uygulamalarla oluştuğu hallerde, mükerrerlik durumu, ilgili idaresine bildirilir. Bildirim tarihinden itibaren 2 ay içerisinde düzenleme yapılacağı yönünde kadastro müdürlüğüne bilgi verilmediği takdirde tapu iptal davası açılması için taraflara tebliğ sürecine başlanacağı belirtilir. İlgili idaresince 2 ay içerisinde düzenleme yapılacağına dair bilgi verilmemesi halinde taraflara tebligat yapılır.
Bu tarz yerlerde ilgililerine tebligat, idaresince düzenleme yapılmadığı durumda yapılır.
(3) Son tebligat tarihinden itibaren 2 ay içerisinde dava açılmadığı takdirde, 1515 sayılı Kanunun 2'nci maddesi (Aralarında tedavüle istinat etmeksizin, bir gayrimenkul için, iki veya daha ziyade kimseler namına tapuda kayıt yapılmış olduğu görülür ise kayıtlarına muvakkat şerh verilerek nihayet iki ay zarfında mahkemeye müracaat etmek için kendilerine tebligat icra olunur. Bu müddet içinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde tapu memuru hangisinin malik olması lazım geldiği hakkındaki noktai nazarını izah ederek keyfiyetin karara raptını re'sen mahkemeden talep eyler. Bu kabil davalardaki harç ve masraflar tecil edilerek ileride haksız çıkan taraftan istifa olunur.) ve Tapu Kayıtlarından Hukuki Kıymetlerini Kaybetmiş Olanların Tasfiyesine Dair Kanunun Tapu İdarelerince Sureti Tatbiki Hakkındaki Nizamname'nin 12'nci maddesi (Bir gayrimenkulün aralarında tedavüle istinat etmeksizin iki veya daha ziyade kimseler namına kaydolunduğu görülür ise keyfiyet tasrih edilmek suretiyle her iki kayda muvakat birer şerh verilmekle beraber iki ay zarfında mahkemeye müracaatla hakkı temellüklerini ispat eylemleri lüzumu alakadarlara tebliğ olunur. Bunlar kaydın birisi üzerinde muhafazasiyle diğerlerinin terkini hususununda aralarında uyuşurlarsa bu muvafakatnamelerine veya müracaatları halinde mahkeme kararına göre muktezası yapılır.Müddeti içinde alakadarlardan birinin mahkemeye müracaatı vuku bulmamış ise tapu idaresince kayıtlar üzerindeki tetkikata ve icap ettiği takdirde ihtiyar heyetlerinden ve ehli vukuftan yapacağı tahkikata müsteniden tapu mudür veya memuru temellük hakkının hangi tarafta olduğu hakkındaki noktai nazarını izah ederek keyfiyetin bir karara raptını mahkemeden re'sen talep eder.Bu baptaki kanunda mahkeme ve harç masrafları bidayeten tecil edilmiş olduğundan müracaat müzekkere ile olur. Kısmen veya tamamen terkine dair lahik olacak hükümler alelüsul kat'iyet kesp ettikten sonra derhal infaz edilir.)  gereğince 659 sayılı KHK hükümlerine göre mükerrer tapu kaydının iptali davası, tapu müdürlüğünce mükerrer kayıtlardaki malikler ile diğer ayni ve şahsi hak sahiplerine karşı açılır.
(4) İdarece açılan davada, mükerrerlik raporundaki bilgi ve eki belgelere dayalı olarak mülkiyet
hakkının hangi tarafta olduğu ve hangi kaydın iptali gerektiği hakkında görüş belirtilir.
(5) Taraflarca veya idarece açılan dava, tapu müdürlüğünce takip edilerek dava sonucunda kadastro müdürlüğünce düzenlenecek tescil bildirimine göre işlem yapılır ve mükerrerlik belirtmesi terkin edilir.
(6) Tapu müdürlüğünce; sicilde mükerrerlik giderildikten sonra TMK'nun 1019'uncu maddesi
uyarınca kayıt malikleri ile ayni ve şahsi hak sahiplerine ve kadastro müdürlüğüne paftasında ve fenni belgelerinde düzeltme yapılması için bilgi verilir

Dolayısıyla çalışma alanı sınırına rastlayan taşınmazlardaki mükerrerliklerde daha dikkatli olmak gerekir. Taşınmazların tespit tarihlerinin belirlenmesinin yanı sıra, doğru ve yetkili birimden kadastroya tabi tutulup tutulmadığı, yasal olarak doğru temele dayanıp dayanmadığı hususu etraflıca araştırılmalıdır. Unutulmamalıdır ki eski tarihli kayda, geçerli olduğu yani doğru temele dayanarak oluşturulduğunda itibar edilir. Ancak bu konuda 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 7/4 üncü maddesinde yer verilen ve yok denecek kadar az uygulama alanı bulan hüküm koşulları saklıdır.
Verilen örnekte, kanuni dayanağı bulunmayan, yolsuz tescil niteliğinde olan ve iptal edilmesi gereken kaydın malikinin (M’nin) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 712 nci maddesinde öngörülen on yıllık olağan zaman aşımı ile mülkiyeti kazanmış olabileceği dolayısıyla eski ve yolsuz olan kaydın iptal edilmeyebileceği düşünülebilir. (Türk Medeni Kanunu’nun 712 nci maddesine göre, yoluz tescil ile oluşan kaydın maliki zilyetliğini on yıl süreyle ve iyi niyetle sürdürürse bu taşınmazın mülkiyetini kazanmaktadır.)  Ancak bu değerlendirmeyi yapacak olan mahkemelerdir. Bu konuda, tapu ve kadastro idaresinin kaydı geçersiz olan taşınmazın malikinin iyi niyetle ve on yıldır taşınmazı zilyetliğinde bulundurup bulundurmadığı gibi bir tespit ve değerlendirme yapmak görevi ve yetkisi bulunmamaktadır.
Bu nedenle mükerrer kadastro durumunda, tapu müdürlüğünün yapacağı şey, kadastro müdürlüğünce düzenlenen krokili raporu kaydı geçersiz olan ve tapu sicilinden terkin edilmesi gereken kişiye tebliğ etmektir. Bu tebliğde 30 gün içinde dava açmadığı takdirde kaydı geçersiz olduğu için tapu sicilinden terkin edileceği bildirilir. Geçersiz kaydın maliki bu tebliğden itibaren 30 gün içinde açacağı davada 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 712 nci maddesine göre taşınmazın mülkiyetini kazandığını ileri sürebilir. Ancak yukarıda da belirtildiği gibi bu husus mahkemenin takdirinde olan bir konudur. Bu bakımdan tapu ve kadastro müdürlüğü görevlileri, geçersiz kayıt malikinin iyi niyetle ve on yıllık zilyetlikle taşınmazın mülkiyetini kazanıp kazanmadığı hususuna girmeksizin (bu konuda bir değerlendirme yapmadan) eski tarihli de olsa geçersiz kaydın iptalini sağlamak için kaydı geçersiz olan malike tebligat yaparak 30 gün içinde dava açmadığı takdirde kaydının tapu sicilinden terkin edileceğini bildirmesi  gerekir


 
Mükerrer Kadastro ile ilgili yazımıza bir örnek olay verelim. Yukarıda kırmızı  çizgilerle belirlenen alanlar 1980 yılında yapılan tapulama sırasında 1 nolu parsel tapulamaya tabi tutulmuş ve tapu kütüğüne Ahmet adına   tescil edilmiştir.2005 yılında bu yerin kuzeyinde kalan ve aşağıda yeşil ile belirlediğim 101 ada 2 nolu evveliyatı mer’a olan parselin  köy yerleşim alanı için ifraz edilerek köy tüzel kişiliğince Mustafa’ya temlik edilmiştir. Şekilde de görüleceği üzere taralı olan alan hem tapulama sırasında 1 nolu parsel olarak tescil edilen parsel içerisinde hem de Köy yerleşim alanı olarak ifraz edilerek Mustafa’ya temlik edilen alan içerisinde kalmıştır. Mustafa ‘nın vefatından sonra mirasçıları mirasçıları tarafından Mahkeme mükerrer alanın tapu kütüğünden terkini yerini taralı alanın 1 nolu parselden terkini ile adlarına tescilini istemişlerdir. Davalıların davayı kabul etmesi nedeniyle  Mahkemece dava kabul edilerek taralı alanın 1 nolu parselden terkini ile yeni bir parsel numarası ile davacılar adlarına tesciline karara verilmiş ve kararın tapu müdürlüğüne ibraz edilmesi ile 102 ada 10 parsel olarak  tapuya tescil edilmiştir. Burada yapılan mükerrerlik kadastrodan sonra yapılan köy yerleşim alanının belirlenmesi sırasında(talebe bağlı işlem) sonucunda oluşmuştur. Bunun çözümü 3402 sayılı Kadastro Kanununu ve 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununda aranmamalıdır. Bunun çözümü 1515 sayılı Tapu Kayıtlarından Hukuki Kıymetlerini kaybetmiş olanların Tasfiyesine Dair Kanunun 2. Maddesi uygulanmalıdır.( Aralarında tedavüle istinat etmeksizin, bir gayrimenkul için, iki veya daha ziyade kimseler namına tapuda kayıt yapılmış olduğu görülür ise kayıtlarına muvakkat şerh verilerek nihayet iki ay zarfında mahkemeye müracaat etmek için kendilerine tebligat icra olunur. Bu müddet içinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde tapu memuru hangisinin malik olması lazım geldiği hakkındaki noktai nazarını izah ederek keyfiyetin karara raptını re'sen mahkemeden talep eyler. Bu kabil davalardaki harç ve masraflar tecil edilerek ileride haksız çıkan taraftan istifa olunur.) Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesince yayınlanan 2025/3 sayılı genelgenin Tapulama/kadastrodan kaynaklanmayan mükerrerliklerin giderilmesinde yapılacak işlemler başlığı ile ilgili maddenin  2. Fıkrasında  şekilde açıklanmış iken ( Mükerrerliğe konu taşınmazların parselasyon niteliğinde imar uygulaması ya da toplulaştırma gibi kadastro sınırlarını tamamen kaldıracak nitelikteki uygulamalarla oluştuğu hallerde, mükerrerlik durumu, ilgili idaresine bildirilir. Bildirim tarihinden itibaren 2 ay içerisinde ilgili birimce mükerrerlik giderilerek yeni bir düzenleme yapıldığı takdirde mükerrerlik giderilir. Bildirim tarihinden itibaren 2 ay içerisinde ilgili birimce mükerrerlik giderilip giderilmeyeceği ile ilgili ilgili kurumca   kadastro müdürlüğüne bilgi verilmediği takdirde tapu iptal davası açılması için taraflara tebliğ sürecine başlanacağı belirtilir. İlgili idaresince 2 ay içerisinde düzenleme yapılacağına dair bilgi verilmemesi halinde taraflara tebligat yapılır. Bu tarz yerlerde ilgililerine tebligat, idaresince düzenleme yapılmadığı durumda yapılır.) Mahkeme kararı ile ilk mükerrerlik giderilmiş fakat  Mahkeme kararının tescili ile 101 ada 2 nolu parsel içerisinde kalan taralı alanın tapuya tescili ile ikinci bir mükerrerlik oluşmuştur. Yukardaki şekilde taralı olan kısım hem 102 ada 2 parsel içerisinde hem de 102 ada 10 parsel olarak tapu kütüğünde tescilli bulunmaktadır. Peki bu mükerrerlik idarece düzeltilebilir mi? Yukarda açıklandığı gibi bu mükerrerliğin idarece düzeltilmesi mümkün olmayıp tapu kütüğüne tescil edilen 102 ada 10 parselin tapu kütüğünden terkin edilmesi mahkeme kararı ile mümkün olacaktır.
Okuduğunuz için teşekkürler .
 

bottom of page