top of page
Türk Medeni Kanununun 688. maddesinin üçüncü fıkrasında paylı mülkiyet hissesinin haczedilebileceği hükme bağlanmış, fakat haciz ve paraya çevirme işleminin hangi hükümlere göre yapılacağı icra ve iflâs Kanununda düzenlenmemiştir.
İcra ve İflas Kanunun 121.Maddesi Bir intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf olunan bir mal hissesi gibi yukarıdaki maddelerde gösterilmeyen başka nevi malların satılması lazım gelirse icra memuru satışın nasıl yapılacağını icra mahkemesinden sorar. İcra mahkemesi, alakadarları davet ve gelenlerini dinledikten sonra açık artırma yaptırabileceği gibi satış için bir memur da tayin edebilir, yahut iktiza eden diğer bir tedbiri alabilir.
Madde de sayılan mal ve hakların nasıl paraya çevrileceği hususunda genel nitelikte bir hüküm yer almakta olup bu gibi hakların satılması söz konusu olduğunda icra memuru satışın nasıl yapılacağını icra mahkemesinden soracak ve satışın nasıl yapılacağına icra Mahkemesi karar verecektir.
İİK 121. Maddesine göre paraya çevrilme taksim edilmemiş miras hissesi üzerinde olmaktadır.
Yargıtay, borçlunun taşınmaz üzerindeki paylı mülkiyet hissesinin doğrudan doğruya satılabileceği, alacaklının ortaklığın giderilmesi davası açma yetkisinin haczedilen hissenin elbirliği hissesi olması halinde mümkün olacağı ve bu nedenle de İcra ve iflâs Kanununun 121. maddesine göre alacaklıya ortaklığın giderilmesi davası açma yetkisinin verilemeyeceğini ve icra ve İflâs Kanununun 121. maddesine göre paylı mülkiyet hissesinin paraya çevrilemeyeceğini kabul etmektedir.
Bu konuda Yargıtay
6. Dairesinin 2012/3027 Esas 2012/489 Karar sayılı 29/03/20212 tarihli ilamda Şöyle demektedir .’’Davacı icra Mahkemesinden İİK nın 121. Maddesine göre almış olduğu yetkiye göre taşınmazı ortaklığın giderilmesini istemiştir. Borçlu ortağın borcundan dolayı paydaşlığın giderilmesi için dava konusu taşınmazın elbirliği halinde mülkiyete konu olması gerekir. Dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazda borçlu paydaşın 1/4 oranında payı bulunduğu payın elbirliği mülkiyetine tabi olmayıp paylı mülkiyet hükümlerine tabi olduğu bu durumda davacı alacaklı borçlu paydaşın bu payını bağımsız olarak haciz ettirip sattırma olanağına sahip olduğundan davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.’’
14. Hukuk Dairesinin 19.12.2019 tarih 2016/12115 E. 2019/8887 K. Sayılı ilamında: Borçlu ortağın alacaklısı, İcra ve İflas Kanununun 121. maddesine göre icra hakimliğinden alacağı yetki belgesine dayanarak elbirliği mülkiyetine konu ve borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir, paylı mülkiyette ise borçlu payının satışı mümkün olduğundan ortaklığın giderilmesi davası açamaz.
6. Hukuk Dairesi nin 25.06.2012 tarih ve 2012/6412 Esas ve 2012/9469 Karar sayılı kararında ‘‘
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, borçlu ortağın borcundan dolayı, alacaklı tarafından İİK'nun 121. maddesi gereğince alınan yetkiye istinaden açılan, 25 adet adet taşınmazda ortaklığın giderilmesine ilişkindir. Mahkemece, 4 adet parsele ilişkin olarak, feragat nedeni ile davanın reddine, 21 adet parsel yönünden ise ortaklığın taşınmazların satışı suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm
Davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, tapu kaydına göre dava açmış, taşınmazların muris adına kayıtlı olduğuna dair bir iddiası olmadığı gibi, kabulüne karar verilen parsellerin 20 adedinde ismi geçen ve 19 adedinde paylı mülkiyet sahibi olan, bir adedinde tam mülkiyet sahibi olan ... oğlu ...'in borçlu olmadığı, borçlu ile aynı isimde murisi olduğuna yönelik bir iddiası da bulunmamaktadır. Dosyada bunun aksine bir kayıt olmaması nedeni ile tapuda ismi geçen ... oğlu ...'in alacaklının borçlusu olan ... olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, dava konusu edilen ve satışına karar verilen 21 adet taşınmazdan, 19 adedinde borçlu paydaş ...'in bir kısmında 1/3, bir kısmıda ise 1/4 müstakil payının bulunduğu, borçlunun payının elbirliği mülkiyetine tabi olmayıp paylı mülkiyet hükümlerine tabi olduğu tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Ayrıca ortaklığın giderilmesine karar verilen parsellerden bir tanesi olan (148 ada 177 parsel sayılı) taşınmazın tamamı da borçlu ...'e ait olduğu, yine kabul edilen 117 ada 41 parselde ise borçlu ortağın miras payı bulunmadığı gibi bu parsel yönünden, İİK 121. maddesi gereğince verilmiş bir yetkide bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davacı alacaklı borçlu paydaşın paylı mülkiyet payı bulunan taşınmazlardaki payını bağımsız olarak haciz ettirip sattırma olanağına sahip olduğundan, yine kendisine ait taşınmaz üzerinde de ortaklık söz konusu olmadığında ortaklığın giderilmesi talep edilemeyeceğinden, … ada … parsel yönünden ise İcra Mahkemesince verilen bir yetki olmadığı gibi, borçlu ortağın payı da bulunmadığından, davanın kabulüne karar verilen parseller yönünden de davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
6. Hukuk Dairesi 1.10.2007 tarih 2007/8010 Esas ve 2007/10124 Karar sayılı ilamında ‘‘Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan Mustafa tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, borçlu ortağın borcundan dolayı bir adet taşınmazın ortaklığın giderilmesine ilişkindir. Mahkeme, istem gibi karar vermiş, hükmü davalı Mustafa temyiz etmiştir.
Davacı, borçlu davalılardan Mustafa hakkında alacağın tahsili için icra takibi yapmış, kesinleşen takip sonucu, borçlu davalının …. ilçesi,….. No'lu parselde bulunan 1/2 payı üzerine haciz konulmuştur. Davacı, icra tetkik merciinden İ.İ.K. 121.maddesine göre almış olduğu yetkiye göre taşınmazın ortaklığının giderilmesini istemiştir. Davalılar, duruşmalara katılmamış, savunmada bulunmamışlardır. Borçlu ortağın, borcundan dolayı, paydaşlığın giderilmesine karar verilmesi için dava konusu taşınmazın elbirliği halinde mülkiyete konu olması gerekir.
Dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazda borçlu paydaş Mustafa'nın 1/2 müstakil payının bulunduğu, payın elbirliği mülkiyetine tabi olmayıp paylı mülkiyet hükümlerine tabi olduğu son gelen tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı alacaklı borçlu paydaşın bu payını bağımsız olarak haciz ettirip sattırma olanağına sahip olduğundan davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurmak doğru değildir.
PAYLI MÜLKİYETTE ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ
bottom of page