top of page

ÖLDÜKTEN SONRA GEÇERLİ VEKALETNAMELER




 Borçlar Kanunu’nun 386.maddesinin 1. fıkrasında “ vekalet, bir akittir ki onunla vekil, mukavele dairesinde kendisine tahmil olunan işin idaresini veya takabbül eylediği hizmetin ifasını iltizam eyler “ denilmektedir. Vekalet şekli koşullara bağlı ve karşılıklı güvene dayalı bir sözleşme olduğundan yapılacak işlemin niteliği açıkça tanımlanmış olmalı duraksamaya ve kuşkuya yer vermemelidir. Vekaletname düzenlemeye yetkili kurum ülkemizde noterlerdir. Yurtdışında yerleşik yurttaşlarımız için Türk Elçilik ve Konsoloslukları vekaletname düzenleyebilirler. Bunun dışında yabancı devletler tarafından kendi iç hukukuna uygun olarak yetkili makamlarınca vekaletname verilebilir. Peki vekaletname hangi hallerde sona erer. Vekâlet sözleşmesinin sona erme nedenleri Borçlar Kanununun 43, 512 ve 513. maddelerinde belirtilmiştir. Vekâlet ilişkisi aksi kararlaştırılmamış ise (taraflarca ölümden sonra da devam edeceği kararlaştırılmış olabilir) taraflardan birinin ölümü,  gaiplik hükmünün ilanı, medeni hakların kullanılabilmesi yeteneğinin kaybı, iflas, istifa, azil ve süreye bağlanmış ise sürenin dolması ile son bulur. Peki vekalet ilişkisinin aksi kararlaştırılabilir mi. Evet bu mümkündür. Misal vekaletname veren vekaletin kendisinin ölümünden sonrada devam etmesini  isteyebilecektir. Ama vekalet vekalet verenin  veya vekilin ölümüyle son bulduğunu düşünebilirsiniz ama atladığınız nokta Borçlar Kanununun 513. Maddesi Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur. Bu hüküm, taraflardan birinin tüzel kişi olması durumunda, bu tüzel kişiliğin sona ermesinde de uygulanır. demektedir .Ayrıca bu konu hakkında Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü 29/03/1995 tarih ve 4834 sayılı yazısında : "6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 513’üncü maddesinde ‘Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur.’ denilmektedir. Madde hükmünde, vekilin veya müvekkilin ölümü halinde kural olarak vekâlet sözleşmesinin sona ereceği, ancak ölümden sonra da vekâletin devam edeceğine dair sözleşmede hüküm bulunuyorsa bu takdirde vekâletnamenin ölümden sonra da hüküm ifade edebileceği belirtilmektedir. Ayrıca konu ile ilgili olarak, 7 Aralık 1940 tarih ve 1938/20 Esas, 1940/87 Karar numaralı İçtihatları Birleştirme Kararında şöyle denilmektedir. “Borçlar Kanununun 397’nci (6098 sayılı TBK’nın 513’üncü maddesinde) gerek vekilin gerek müvekkilin ölümü ile ve ehliyetinin zevali veya iflasıyla vekâletin nihayet bulması hakkındaki hüküm, hilafının mukaveleden veya işin mahiyetinden anlaşılması kaydı ile takyid edilmiş olmasına göre tevhidi içtihadı mucip olan hadiselerde olduğu gibi müvekkilin ölümünden sonra dahi mustasarrıf olduğu gayrimenkul malını tapu dairesinde şahsı ahara bey ve ferağa dair vuku bulan vekâletin devam edeceği iki taraf arasında muteber surette mukavele edilmiş ise, müvekkil öldükten sonra da vekilin salahiyetleri devam edeceğine, fakat azil hakkı ölünün kanuni haleflerince intikal etmiş olacağından mirası red etmemiş olan mirasçılar tarafından azil olunabileceğine birinci içtimada sülüsan ekseriyet hasıl olmadığından ikinci içtimada mutlak ekseriyetle karar verildi.) İçtihatları Birleştirme kararında sadece taşınmaz mal üzerinde tasarruf yetkisi veren vekâletnameler incelenmiş ve bu vekâletnamelere ölümden sonra da geçerli olacağına dair kayıt konulabileceği, bu kaydın geçerli olacağı kabul edilmiş, bütün vekâletnamelere dair bir hüküm sevk edilmemişse de kanun hükmü genel ifadeli olup bütün vekâletnamelere, ölümden sonra geçerli olacağına dair hüküm konulmasına hukuki bir engel bulunmamaktadır. Bu itibarla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 513’üncü maddesinin genel ifadesi uyarınca, tüm vekâletnamelere ölümden sonra da geçerli olacağına dair hüküm konulabileceği düşünülmektedir" denilmiştir. TKGM’nin İzmir Tapu ve Kadastro III. Bölge Müdürlüğüne hitaplı 04/09/2014 tari ve 36189470-125.01.01/57824 sayılı yazısında da Vekâlet ilişkisi aksi kararlaştırılmamış ise (taraflarca ölümden sonra da devam edeceği kararlaştırılmış olabilir) taraflardan birinin ölümü,  gaiplik hükmünün ilanı, medeni hakların kullanılabilmesi yeteneğinin kaybı, iflas, istifa, azil ve süreye bağlanmış ise sürenin dolması ile son bulur. Demektedir. Ayrıca TKGM’nin vekaletname konulu 2010/7 sayılı genelgesi de yukarıda yazdıklarımla paralel durumdadır. Bütün bunlara rağmen halen bir çok meslektaşımız vekaletnamede ölümümden sonra ibaresi olsa bile vekaletin ölümle son bulacağı dolayısıyla vekalet sözleşmesinin sona erdiğin ileri sürmekteler. Peki ölümden sonra geçerli olan vekalet sözleşmesi  ne zaman sona erer. Vekalet verenin mirasçılarının vekalet verenin ölümünden sonra vekili azletmesiyle vekalet sözleşmesi son bulmuş olur.

bottom of page