top of page

MUHDESAT

Muhdesat Bir arazi üzerinde arazi sahibinden bir başkasına ait bulunan yapı  veya ağaç demektir. Muhdesat mevzuatımıza 766 Sayılı Tapulama Kanununun 40. maddesi ile girmiştir.766 Sayılı Kanununun yürürlükten kaldırılmasından sonrada yerine gelen 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 19/2. Maddesinde yerini korumuştur.3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (KK) 19’uncu maddesinde Muhdesat şöyle tarif edilmektedir:
“Taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilir.  Şeklinde açıklanmıştır. Eğer taşınmaz içerisinde birden fazla muhdesat var ise her bir muhdesatın ayrı ayrı bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmelidir.
 Yine Tapulama ve Kadastro Paftalarını Yenileme Yönetmeliği’nin tanımlar başlıklı 4/ı bendinde “muhdesat” kavramı:“Arsa ve arazi üzerinde malikinden başka bir kimse veya paydaşlardan birisi tarafından yapılan yapı, tesis veya dikilen şeyleri…ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.
Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak sağlamaz.  Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır. Muhdesat ne zaman tapuya tesis edilir? Tapulama veya Kadastrodan sonra yapılan yapılar m Muhdesat olarak kabul edilebilinir mi?Muhdesatın Kadastro tesbiti sırasında var olması gerekir.Zira 3402 sayılı kanunun 19/2 maddesinde muhdesatla ilgili olarak tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceğini belirtmektedir. Muhdesatla ilgili olarak  30 günlü askı ilanı süresi içerisinde Kadastro Mahkemesine kesinleşme tarihinden sonra ise 10 yıllık süre içerisinde Taşınmazın bulunduğu yer Mahkemesine dava açılabilir. kadastro mahkemelerinde veya yerel mahkemelerde  taşınmaz üzerindeki muhdesatın tapuya tesciline değil, sadece tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi  gerekmektedir.
MUDESAT OLAN YERDE TAŞINMAZIN CİNSİ. Kadastro sırasında içerisinde muhdesat olan ve muhdesatın tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmesi halinde ana taşınmazın cinsi ne olacaktır. Taşınmazın cinsi, niteliği ve vasfıdır. Tapuda kayıtlı olarak gösterilen arsa, arazi, bağ, bahçe, kargir dükkan, tarla, harman yeri, akaryakıt istasyonu, orman ibareleri taşınmazın cinsini yansıtmaktadır. Taşınmazın cinsi ilk olarak tapu kaydı oluşturulurken kadastro ile belirlenmektedir. Kadastro teknisyenleri, kadastro tutanaklarında taşınmazın cinsini belirlemektedir. İmar uygulaması sonucunda genellikle taşınmazın cinsi de değişmektedir. Taşınmazlar imar uygulaması sonucu genellikle arsa vasfı ile tapuya tescil edilmektedir. Yani muhdesat olan yerin cinsi belirlenirken muhdesat taşınmazın cinsinde  gösterilmemesi gerekir. Peki yapılan Kadastronun kesinleşme tarihi üzerinden 10 yıllık zaman aşımı süresi dolmuş ve muhdesat hem taşınmazın cinsinde hemde tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmişse ne yapılmalıdır.21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41 inci maddesi uyarınca düzeltilmelidir.3402 Sayılı Kanunun 41. Maddesine göre çıkartılan Kadastro Kanunun 41. Madde Uygulama Yönetmeliğine 03/08/2019 tarihinde eklenen bendinde ‘‘) Kadastro sırasında, taşınmazların cinsinin hatalı belirlenmiş ya da üzerinde yapı veya tesis bulunmasına rağmen bu yapı veya tesisin belirlenmeksizin tapu sicilinde tescilinin yapılmış olduğunun, anlaşılması halinde sınırlandırma hataları düzeltilir.’’ Demektedir. Böyle bir durum ancak üzerinde muhdesat olan bir taşınmazın ifraz, tevhit, imar uygulaması vb durumlarda ortaya çıkar. Tapudaki satış bağış intikal gibi işlemlerde  tapu memurunun bu durumdan haberdar olması mümkün değildir. Taşınmazdaki bu uyuşmazlık ancak Ancak taşınmazda yapılacak teknik işlemlerde ortaya çıkacaktır. Böyle bir durumda öncelikle tapu sicili sınırlandırma krokisine uygun hale getirilmelidir. Düşünün bir taşınmaz üzerinde Mehmet oğlu Ahmet ve Mehmet oğlu Ali  adlarına iki  muhdesat var ve Kadastro sırasında taşınmazın Kadastro Tutanağının beyanlar hanesine ‘’Taşınmazın Sınırlandırma krokisinde (a) harfi ile gösterilen Kargir ev Mehmet oğlu Ahmet’e ve  Sınırlandırma krokisinde (b) ile gösterilen  Kerpiç ev Mehmet oğlu Ali’ye aittir şeklinde beyan mevcut ve ana taşınmazın cinsi ise Bahçeli Kargir ev ve Kerpiç Ev şeklinde tahdit ve tesbit edilerek  Ali Oğlu Mehmet adına  tapu kütüğüne tescil edilmiştir. Daha sonra ise intikal yapılarak taşınmaz Mehmet evlatları Ahmet ve Ali ve Osman ve Emine adlarına tescil edilmiştir. Bu parselde yapılan ifrazda taşınmaz  3 parsele ifraz edilerek yapılacak ifrazan taksimde tescİl beyannamesinde (C) olarak oluştrulan  Kargir Ev ve Arsası vasıflı parsel  Mehmet oğlu Ahmet’e (D) olarak oluşturulan  Kerpiç ev ve arsası vasıflı parsel  Mehmet evlatları Ali ve Osman’a ve (E) olarak oluşturulan  arsa vasıflı parsel Mehmet kızı Emine’ye a düşecek şekilde ifrazen taksim yapılacaktır. Tescil beyannamesinde (C) olarak oluşturulan  Kargir Ev ve Arsası vasıflı  parselin düşünceler hanesinde Sınırlandırma krokisinde (a) harfi ile gösterilen Kargir ev Mehmet oğlu Ahmet’e aittir şeklinde beyan ve (D) olarak oluşturulan  parselin düşünceler hanesinde  Sınırlandırma krokisinde (b) ile gösterilen  Kerpiç ev Mehmet oğlu Ali’ye aittir şeklinde belirtme yapılmıştır. Tescil  beyannamesine ait krokide ise sadece  biri (C)olarak oluşturulan parselde biride (D) olarak oluşturulan parselde olmak üzere 2 adet yapı oluşturulmuş ve (C) deki parsel içerisindeki yapıya ka. (D) deki parsel içerisindeki yapıya ise Ke. yazılmıştır. Kadastro tutanağı ve tescil beyannamesi birlikte  değerlendirildiğinde tescil bildirimindeki gösterilen yapıların tapu kütüğüne muhdesat olarak gösterilen yapılar olduğu anlaşılmaktadır. Bu ifrazın yapılmadan önce 3402 Sayılı Kanunun  41. Maddesi gereğince taşınmazın cinsi düzeltilmelidir.
Mutesatın Taşınmazın cinsine taşınmazı mümkün müdür?Evet mümkündür ve bunun 2 şartı vardır 1. Şart Mudesat ile taşınmaz malikinin aynı kişi olarak birleşmesi 2. Şart ise malikin bunu talep etmesidir. Bunun içinde Likap bürosunca tescil bildirimi düzenlenmeli ve Kadastro Müdürlüğünce de onaylanmalıdır. Bu durumda taşınmazın beyanlarında gösterilen muhdesat  taşınmazın cinsine taşınarak beyanlardaki muhdesat kaydı terkin edilir. Muhdesat yapı ise, yapı kullanma izin belgesi veya yapının kullanıma uygunluğuna dair yazı aranmaksızın işlem yapılır. 
MUHDESATIN ORTAKLIĞIN GİERİLMESİ DAVASINA ETKİSİ: Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nin 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. .( Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2018/3379 E., 2019/2147 K).Eğer taşınmaz üzerindeki muhdesat maliklerden başkasına ait se bu kimse davalı gösterilemeyeceğinden satış bedelinden pay verilmesi mümkün bulunmamaktadır. Paydaş olmayıp, yalnızca muhdesat sahibi olanların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava açmaları ve muhdesat bedelini talep etmeleri mümkündür. Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
.

bottom of page