TEREKE
Tereke ne demektir? Tereke ölen kişinin taşınır ve taşınmaz malları, parası, altın ve döviz hesapları, alacakları ve borçlar gibi bütün hak ve alacaklarını ifade eder. Bir kimsenin tereke malları hakkında şüphe duyulması halinde yasal veya atanmış mirasçılar ile tereke üzerinde hak iddiasında bulunanlar tarafından ölen kişinin ikametgahının bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesine tereke tesbiti davası açılabilir. Bu dava için bir süre yoktur her zaman açılabilir. Bu dava için bir hak düşürücü süre söz konusu değildir. Bu dava ölen kişinin mal varlığı ile borçlarının tesbiti için açılan tedbir davasıdır. Mirasçılar ölen kişinin borçlarından sorumlu mudurlar? Ölen kişinin mirası külli halefiyet yoluyla mirasçılarına geçtiğinden ölen kişinin borçlarından mirasçıları sorumludurlar. Ancak ölen kişinin mirası borçlarını karşılayamayacak derecede ise miras red edilmiş sayılır. Bu durum 4201 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 605. Maddesinde şöyle açıklanmaktadır. -Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. Tereke TMK 589 şu şekilde açıklanmıştır. Miras bırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re’sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır. Bu önlemler, özellikle kanunda belirtilen hâllerde terekede bulunan mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, terekenin resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir. Miras bırakan, yerleşim yerinden başka bir yerde ölmüş ise, o yerin sulh hâkimi bu ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin bildirir ve miras bırakanın ölüm yerinde bulunan mallarının korunması için gerekli önlemleri alarak bununla ilgili dosyayı ve varsa vasiyetnameyi yerleşim yeri sulh hâkimine gönderir. Tereke davasında mahkeme murisin gayrimenkullerinin tesbiti için Tapu Müdürlüğünden, banka hesapları için bankalardan, araçları için notelerden taşınmazları hakkında bilgi alır. Ayrıca murise ait herhangi bir vasiyetnamenin bulunup bulunmadığını araştırır.
Tereke için defter tutulması 3 halde söz konusu olur.1- Mirasçılar arasında vesayet altına alınmış olan veya alınması gereken kimse varsa, 2- Mirasçılardan biri uzun süreden beri bulunamıyorsa ve temsilcisi de yoksa, 3- Mirasçılardan veya ilgililerden biri, ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istemde bulunursa, bu 3 durum Tmk 590 sayılmıştır. Peki ölen kişinin mirasçıları tam olarak bilinmiyorsa tereke nasıl olacaktır. Kanımca bu durumda da tereke defteri tutulması gerekmektedir. Örnek kişinin ölümü halinde eşi hamiledir bu durumda ölenin mirasçıları çocuğu doğana kadar hukuken belli değildir. Bu durumda tereke defterinin tutulması gerekmektedir. Ayrıca ölenin alacaklılarının istemi üzerine tereke mühürlenir alacaklıya güvence verildiği takdirde mühürleme yapılmaz yapılmışsa kaldırılır. Mühürleme sırasında miras bırakan ile birlikte oturanların ihtiyacı için gerekli eşya bir tutanakla tesbit edilip güvenilir kişi olarak onlara teslim edilir. Daha sonra sulh hukuk hakimi mirası resen yönetilmesine karar verir. Tereke satışı ne demektir. Murisin borçlarının ödenebilmesi için bir kısım taşınmazların satışı için açılan dosya tereke satış dosyasıdır. Tereke davası ile ortaklığın giderilmesi davasının farkları: Tereke davası murisin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi ortaklığın giderilmesi davası ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Terekenin tespiti kararı istinaf veya temyiz Edilemezken ortaklığın giderilmesi davası istinaf temyiz edilebilir. Ortaklığın giderilmesi davası sonucunda verilen hüküm, nihai hüküm olmasına karşın terekenin tespiti davası sonucunda verilen hüküm, tedbir niteliğinde olup nihai hüküm teşkil etmez.
İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi) Davası ile Tereke Davası arasındaki farklar:
1-Ortaklığın giderilmesi davasında taşınmazın bulunduğu yer Mahkemesi tam yetkili iken tereke davasında murisin en son ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi kesin kesin yetkilidir.
2- Ortaklığın giderilmesi davası istinafa ve temyize tabi iken tereke davasında yerel mahkemenin verdiği karar kesindir.Nedeni terekenin tesbiti Tmk 589. Ve devamı maddelerinde belirtildiği üzere terekenin tesbiti ve defter tutulmasına yönelik tedbir niteliğinde olmasıdır.
3-Ortaklığın giderilmesi davasında mirascıların mirası red etme hakkı bulunmamasına rağmen tereke davasında murisin borcunun malvarlığından fazla olması halinde mirasın reddi söz konusu olabilir.
4-Tereke davası yasal veya atanmış mirasçılar ile tereke üzerinde hak iddiasında bulunanlar tarafından ölen kişinin mal varlığının tesbiti için açılır burada diğer mirascılar davalı gösterilmezken ortaklığın giderilmesi davasında davacılar haricindeki hak sahiplerinin davalı gösterilmesi gerekmektedir.